neden
aslında nedeni yok bunların. bir neden arıyorsam eğer bir anlamı da olmazdı zaten. nedenler ortadan kalkınca hislerin de bir anlamı olmaz ki zaten. his olmaz ki onlar. hiç olur. hiç olsun diye hissedemez ki insan. falan filan.
aslında nedeni yok bunların. bir neden arıyorsam eğer bir anlamı da olmazdı zaten. nedenler ortadan kalkınca hislerin de bir anlamı olmaz ki zaten. his olmaz ki onlar. hiç olur. hiç olsun diye hissedemez ki insan. falan filan.
insan sessizliği paylaşabildiği insan ile sonsuza kadar yaşayabilir.
şarkı güzel, o kadar. yanlış olmasın.
“ben de seni seviyorum” ≠ ”seni seviyorum”
“ben de seni seviyorum” anlamsal olarak “ben de acıktım”ın vermiş olduğu anlamdan öteye gitmez.
karşınızdaki “seni seviyorum” diyorsa ve siz de onu seviyorsanız söyleyeceğiniz en iyi söz “seni seviyorum” olmalıdır.
aslında tüm insanlar şampiyon olarak doğarlar.
milyarlarca sperm arasında ipi göğüsleyen koşuculardan başka bir şey değiliz.
her başarının da bir bedeli var işte, o bedeli de yaşayarak ödüyoruz.
hepsi bu aslında.
Bilmek olumcul olabilir. İnsani asil buyuleyen belirsizliktir. Sis herseyi guzellestirir. Lord Hanry soyluyor. Sirf bu karakter icin gene okunur bu kitap.
— Dorian Gray’in Portresi - Oscar Wilde
Herkesin sevdiği bir insan olmak için sıradan bir insan olmak lazım.
— Dorian Gray’in Portresi - Oscal Wilde
İnsanlar hem özgürdür hem bağlı, arzu ettiklerinden daha özgür, fark ettiklerinden daha bağlıdırlar, çünkü faniler kitlesi uyurgezerlerden ibarettir ve onların uykudan uyanması asla düzenin çıkarına değildir, yönetilemez olurlar çünkü o zaman. Düzen insanların dostu değildir, onları keyfince yönetmekle yetinir, ender olarak uygarlaştırmaya, daha da ender olarak insanileştirmeye çalışır. Düzen şaşmaz olmadığından, onun hatalarının günün birinde telafi edecek olan şey savaştır ve düzen bu hataları iyice artırdığı için savaşa gidiyoruz; savaş ve istikbal birbirinden ayrılmaz gibidirler. Tek kesinlik şudur: Ölüm, tek kelimeyle her şeyin anlamıdır, insan ölüm karşısında sıradan bir şeydir yalnızca, halklar da ayn; tarih bir tutkudur, azaptır, kurbanları sürüyledir, içinde yaşadığımız dünya cehennemdir, hiçliğin ılımlaştırdığı bir cehennem. Bu cehennemde, kendini tanımayı reddeden insan kendini feda etmeyi tercih eder, o çok kalabalık hayvan türleri gibi, çekirge sürüleri, fare orduları gibi feda etmeyi tercih eder, içinde yaşadığı dünyayı yeniden düşünmektense yok olmanın daha yüce olduğunu, sayılamayacak kadar çoklukla yok olmanın yüceliğini hayal eder.
— Albert Caraco - Kaos’un Kutsal Kitabı